ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan
2 hafta önce

Bir zamanlar kitap bastırmak fiyatlarını sormak için bir yayınevi sahibini telefonla aramıştım. Kendisi, sohbetimiz içerisinde iyi kitap ve kötü kitap olmadığını meselesinin o kitabın tanıtımı olduğunu dile getirmişti. Popüler kültürün önemine vurgu yapmıştı. Söyledikleri doğru olmayabilirdi ama hiç değilse dürüsttü. Gelgelelim geçenlerde bir derginin sözde yönetmeni olan genç bir soytarının yapmış olduğu muameleye. Dergi Nüktedan Dergisi idi. Kendilerinin editörlerine birkaç sual sormak için iki üç kelam yazmıştım. Editör, nasıl bir algı kapasitesi varsa ki dergilerine başvurmam için kendilerine yazdığımı sandı ve çok profesyonel kişilerin başvurduğunu ve amatör yerlerde yazmam gerektiğini söyledi. Sonra bende buna suskun kalmayarak kibar ama sitemkar bir kelam etmiştim.

Meseleye dair olaylar bununla sınırlı kalmadı. Kızgınlığımı alamayan ben, derginin yönetmenine ağır kelamlar eden mesajlar gönderdim ve çok sert bir dille tenkitlerimi dile getirdim. Sonra kendisi de bana hayatta ne başardığımı sordu ve vasfımın ne olduğunu söyledi; başaran insanlara çamur atmış olduğumu beyan etti. Daha 40 yaşını bile görmemiş, hikmetten ve hakikat ilim irfandan nasibini almamış bir kimse idi. Ben bu sözlerin de altında kalmadım ve onlara, insanları kandırdıklarını söyledim. Sonra savcılıkla beni korkutmaya çalışsalar da soğukkanlılığımı korudum. Aşırı berrak olduğumu ve kimsenin bana hukuk kanalı ile bir şey yapamayacağını biliyordum. Daha sonra birkaç ağır mesaj daha atarak bu kimselerden uzaklaştım.

İşin ilginci bu zatın kitabını yayımlayan yayınevi sahibini de tanıyor olmamdı. Durumu ona da aktardım lakin o, klasik bir patron edasıyla olaya ticari bakışla bakarak pamuk gibi yumuşak yaklaştı. İnsanları, hakikat ilme, fazilete, vakurluğa göre değerlendirmeyen, Yusuf Samet Çakır gibi ve bu gibi yazarlar, popüler kültürün zuhur ettirdiği, sağda solda üç beş konferans verince kendilerini bir şey zanneden kimselerden başka bir şey değildirler. Bunlar, gönül yazarından ziyade kağıtları doldurup insanların duygularını kandırırmış gibidirler. Zaten böylelerinin akli kudretleri olsa gidip de Siyaset Bilim okuyup edebiyata bulaşmış paralı okullarda para verip puanları düşürmezler. Kitap okurken, bu gibi hikmetten nasibini almamış kimseleri okumamalı, klasikleri ya da daha vakur ve iş bilen kıyısında insanları okumalı.


Konu : Sözde Yazarlar

Lisans : Yazaron Lisansı

29 Eylül 2018
1 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum