ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan
2 yıl önce

FETÖ Sandığınız Gibi Aptal mı? Su Uyur FETÖ Uyumaz!

FETÖ’nün devlete karşı ilk darbe teşebbüsü 7 Şubat 2012’de MİT krizi diye bildiğimiz, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılmasıyla başladı.

Bu tarihten sonra dönemim Başbakanı Erdoğan, mücadele edilmemesi halinde bu örgütün ülkenin başına ne tür belalar açacağını yaşayarak gördü.

Erdoğan FETÖ’ye karşı mücadelede, dershanelerin kapatılması kararıyla ilk adımı attı. Bu kararın ardından FETÖ’nün medyasının aldığı tavırla ne kadar doğru bir karar verdiğini hem kendisi gördü, hem de bizlerin görmesini sağladı.

Dershanelerin kapatılması kararına kadar “dövene elsiz, sövene dilsiz, kötü söyleyene gönülsüz” olduklarını söyleyen bu melun örgüt, bu karar sonrası adeta kudurmuş gibi saldırmaya başladı. Çünkü kendilerini seçilmiş nesil olarak görüyorlardı ve kaybetmek onların fıtratlarına aykırıydı.

Öyle ya; o güne kadar hiç kaybetmemişlerdi, kaybetmezlerdi, kaybetmeyeceklerdi. 1980 darbesinde hakkında yakalama kararı çıkarılan Pörtlek, itikatlarına göre ilahi bir koruma altındaydı ve ortalıkta dolaştığı halde tam 6 yıl darbecilere yakalanmamıştı. Hele bir keresinde Pörtlek'in yerini tespit eden askerler onu tutuklamak için yola çıkmışlardı da araçları takla attığı için muvaffak olamamışlardı. Dedik ya ilahi bir güç Pörtlek'i koruyordu. Birbirlerinin beynini bu tür efsanelerle afyonluyorlardı..

Hemen arkasından tarihimize 17/25 Aralık olarak geçen polis ve hukuk darbesini hayata geçirmek istediler. Adliye koridorlarında ülkenin Başbakanı’na hakaret edecek kadar, meydan okuyacak kadar kendilerine çok güveniyorlardı. Dedik ya; lügatlerinde kaybetmek yazmıyordu.

Yazmadan geçemeyeceğim;

Kendilerinden o kadar emindiler ki, ana akım medyayı bile ayak takımı yapmışlardı.

Ana akım medyanın şimdilerde FÖTE ile mücadele ediyoruz diye caka attıklarına aldanmayın. Çok uzağa değil, 3 yıl öncesine yani 2013 geri gidip manşetlerine, köşe yazarlarına ufak bir göz atın; FETÖ ile kolkola olduklarını göreceksiniz.

Dışişleri Bakanlığı’ndaki devletin ileri gelenlerinin yaptığı gizli Suriye konuşmasının kayda alınıp servis edilmesi, MİT tırlarının silah gücüyle durdurulup “Türkiye’yi teröre destek veren ülke” olarak gösterme çabaları, ne Ciner’in Habertürk’ünü, ne de Doğan’ın Hürriyet’ini ve CNN Türk’ünü rahatsız etmiyordu.

Bugün, FETÖ’yü 2009’da kendisine kumpas kurmakla suçlayan Doğan Medya, yukarıda yazdığım olayların hiçbirini kumpas olarak görmüyordu. Görmek şöyle dursun, FETÖ’nün fırınında pişirilen bu alçakça ihanet menüsünü sofrasına koyup, bol bol tüketiyor ve etrafına da ikram ediyordu.

________

Dışişleri Bakanlığı’ndaki gizli görüşmeye ufak bir parantez açmak istiyorum. Bu kaydın nasıl alındığı çok tartışıldı. Kayıtta dikkat çeken bir detay vardı; toplantıdaki katılımcılardan biri olan Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler’in sesi diğerlerine göre daha netti. O günlerde bu olay; “dinleme cihazı Güler’in oturduğu yere yakındı” diye yorumlandı. Ama 15 Temmuz FETÖ darbesinde öğreniyoruz ki, Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler’in emir subayı olan Binbaşı Mehmet Akkurt FETÖ’nün elemanlarından biriymiş ve hergün Güler’in odasına dinleme cihazı yerleştiriyormuş.(Levent Türkkan’ın ifadelerinde var)

_______

FETÖ’nün son darbesi 15 Temmuz’u da milletçe yaşadık. 2012’den başlayarak düğmesine bastıkları tüm operasyonlar ellerinde patladığı için çılgına dönen FETÖ elemanları acımasızca millete tankla, tüfekle, roketle, uçakla saldırdı. 248 insanımızı şehit etti, binden fazla insanımızı da gazi.

Darbeden sonra “ülkenin bu pisliklerden temizlendiğine sevinen insanlara” bulunduğum ortamlarda tek bir şey söyledim; durun hemen sevinmeyin! FETÖ sandığınız gibi aptal değil!

Kimilerine göre 40 yıl, kimilerine göre 50 yıl devletin tüm kademelerine sabırla sızan bir örgüt bir gecede kendini deşifre edecek kadar aptal olamaz. Darbenin başarılı olacağına yüzde 99,9 inansa bileyüzde 00,1’lik bir başarısızlığı göz ardı edemez.

Ve şunu söyledim;

Hep ne diyoruz; FETÖ takiyyeci, bukalemun gibi her renge giren, her karaktere bürünen, yalanı yeminle söyleyen bir örgüttür. Bunda insanımızın büyük çoğunluğu hemfikirdir. İşte ipucu da zaten burada saklı.  Benim öngörülerim ve son 3 yıldır gördüklerim diyor ki; abiler tarafından FETÖ’nün ordu içindeki bazı elemanlarına “darbe emri” verilirken, yine bazı abiler tarafından ordunun içindeki geri kalan elamanlarına “darbe duyumu var, sakın buna iştirak etmeyin, aksine karşı durun” talimatı verildi. Ve o gece FETÖ’nün militanlarının bir kısmı silahlarla millete ve yönetenlere saldırırken, yine FETÖ’nün militanlarının bir kısmı onlara karşı milletle birlikte mücadele etti. Dediğim gibi bunlar sadece benim öngörülerim. Tabi ki hiçbir ispatı yok!

Çünkü ordu içindeki(tüm kurumlar için aynı şey geçerli) FETÖ’cü subaylar birbirlerinin FETÖ’cü olup olmadığını asla bilmezler. FETÖ ile ilgili bağı abiler aracılığıyla sağlıyorlar ve abiler de birbirini tanımıyor. Zaten her abi kod adı kullanıyor, gerçek adını kullanmıyor. Dolayısıyla da abinin veya ordu içindeki FETÖ’cü subaylardan biri deşifre olsa bile diğerlerine ulaşmak imkansız oluyor.

İşte FETÖ böyle gizli bir yapı.

Örneğin; Beşiktaş’taki polisimize yönelik terör saldırısında patlamanın zamanlaması konusunda aklınıza soru işaretleri gelmedi mi hiç? Araçla yapılan bir saldırı ve tam da misafir takım stattan ayrılıp, polisler otobüse binmek için toplandığı anda terör eylemi gerçekleştiriliyor. Bu sadece canlı bomba eylemi olsa benim aklıma “zamanlama” konusu takılmazdı. Ama araçla ve tam da zamanında yapılıyor.

Şunu demek istiyorum; işlek bir cadde, akan trafik, taraftarlarla dolu bir stat. Ama terör eylemi, Bursaspor taraftarı statdan ayrılıp, polislerimiz otobüse binmek için toplandığı sırada gerçekleştiriliyor.

Terörist bunun zamanlamasını nasıl ayarladı? Çünkü stadın kaçta boşalacağı, polislerin kaçta toplanma yerinde olacağı maçtan önce asla bilinemez. Stat içinde kavga olur, maç uzun süre duraklar, uzar, dolayısıyla stadın boşalması da zaman alabilir. Ama araçlı bomba bunları ucu ucuna nasıl hesap ediyor? Acaba birisi stadın boşaldığını ve polislerin toplanmaya başladığını bildirmiş olabilir mi? Bu birisi kripto bir FETÖ’cü polis olabilir mi?

Ülkesinde onca ihaneti görmüş biri olarak bunları düşünmem abartı mı?

Özcümle; FETÖ düşündüğümüz gibi aptal bir örgüt değil ve olamaz. Tamam, gözümüzde fazla büyütmeyelim fakat hafife de almayalım. 40 yıl, hiç acele etmeden, sabırla devlete sızmış bir örgütün bir gecede her şeyi kaybedeceğini asla düşünmüyorum. Kabul, özellikle maddi anlamda çok büyük bir güç kaybettiler ama özellikle darbeye iştirak eden elemanları kadar darbeye iştirak etmeyen, dahası abilerinin talimatıyla darbecilere karşı mücadele bile eden kriptoların olduğunu düşünüyorum.

Onun için mücadelenin hep diri tutulması gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın dediği gibi “Su uyur, FETÖ uyumaz.”


Konu : Gündem-Terör

Lisans : Yazaron Lisansı

03 Ocak 2017
1 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum