ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan
2 yıl önce

Bombalar Neden Patlıyor?

Bu yazıyı Beşiktaş’taki hain terör eyleminden sonra yazacaktım fakat hem Halep’teki insanlık dramı hem de bu acılar karşısında elimin klavyeye gitmek istememesinden dolayı erteledim. Bir nevi acımı yüreğimde yaşamayı tercih ettim.

Bugün sabah Kayseri’de meydana gelen ve 14 askerimizin şehit olduğu hain terör saldırısından sonra yazmak zorunda olduğumu düşündüm. Düşündüm, çünkü özellikle sosyal medyada okuduklarım, izlediklerim beni klavyenin başına geçmeye mecbur bıraktı. Düşündüm, çünkü yazmayı tasarladığım nedenlerin sosyal medyada fırına sürüldüğünü gördüm.

Terör eylemlerinin tek bir amacının olabileceği gibi, birden çok amaca da hizmet edebileceğine yakın tarihimizde şahit olduk. Terör eyleminin amacının ve hedefinin ne olduğunu anlamak içinde kimin/kimlerin işine yaradığına, kimin/kimlerin zarar gördüğüne bakmamız gerekir.

Buradan yola çıkarak Beşiktaş ve Kayseri’deki terör eylemlerinin amaçlarının neler olabileceğiyle ilgili kendi penceremden küçük bir beyin jimnastiği yaptım.

10 Aralık 2016’da bölücü terör örgütü PKK’nın Beşiktaş’ta gerçekleştirdiği terör eyleminin hemen öncesine gidelim.

Türkiye’nin o saatlerde dört önemli gündemi vardı: 1)Dolar’a karşı Türk Lirası’nın direnişi, 2) Yeni Cumhurbaşkanlığı ile ilgili Anayasa değişikliğinin TBMM Başkanlığı’na gönderilmesi, 3) Halep’teki katliama karşı Türkiye’den yüksek sesle dünyaya çağrı yapılması ve 4) Fırat Kalkanı Harekâtı’nda ordumuzun desteklediği ÖSÖ’nun, El Bab’a müdahalesi.

İlk maddemiz olan Türk Lirası’nın Dolar’a direnmesi olayına bir göz atalım. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın çağrısıyla halkımız yastık altındaki ve bankalardaki dolarını Türk Lirası’na çevirmeye başladı. Bununla da kalınmadı, şirketler veya devletler arası ithalat ve ihracatta Türk Lirası üzerinden alış veriş yapma kararı alındı. Türkiye’nin bu çağrısına Rusya, Çin ve İran’dan olumlu yanıt geldi.

İşte tam burada birileri hemen rahatsız oldu. 15 Temmuz 2016 hain FETÖ darbe/işgal gecesi Türkiye düşmanlığı tavan yapan CIA’in gölge kuruluşu Stratfor bir analiz haber yayınladı. Haberin başlığı “Erdoğan küresel sistemi değiştiriyor! Dolar hamlesi domino etkisi yaparsa..” idi. Bakın bugün doları konuşan kimse yok! Zaten biri bugün çıkıp “Boz Doları” diye bir şey söylemeye kalksa içimizdeki işbirlikçi koro “ülke kan gölüne döndü bunların derdi para” manasında gazeller söylemeye başlayacak.

Madde 2'de belirttiğimiz ve adı yumuşatılmış Başkanlık Sistemi olan Yeni Cumhurbaşkanlığı ile ilgili Anayasa değişikliğinden kimlerin rahatsızlığı var diye şöyle bir göz atalım. CHP, bu değişikliğe tamamen karşı. Öyle karşılar ki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Kan dökmeden Başkanlık sistemini getiremezsiniz.” diyecek kadar da ileri götürdü. Açık açık kendini destekleyenleri kan dökmeye çağırdı. İlerleyen günlerde bir düzeltme yapar mı diye bekledik fakat geri adım atmak bir yana söylemini tekrar etti.

Bugün PKK terör örgütünün döktüğü kanların kaynağı bu mudur diye düşünmeden geçemiyor insan! Çünkü PKK ve HDP de Başkanlık Sistemi’ne karşı. Öyle karşılar ki Eş Genel Başkan Demirtaş partisinin grup toplantısında üç kez “Seni Başkan Yaptırmayacağız” dedi ve toplantıyı bitirdi. Zaten bu üç kelimenin neticesinde de Etiler’deki Elitlerin sadece kalplerini değil oylarını da alan HDP tarihinde ilk defa parti olarak meclise girdi.

Ee Türkiye’nin hayrına bir şey olur da FETÖ karşı olmaz mı? Onlar da Başkanlığa karşı! Ama bu alçaklarla ilgili bir şeyler yazıp sizlerin başınızı ağrıtmak istemiyorum.

Patlayan terör bombalarından sonra bugün sosyal medyada bu grupların paylaşımlarına bir göz attığınız zaman “Bırak Başkanlığı, Milli Mutabakat Hükümeti Kur” minvalinde atarlanmalar göreceksiniz. Nedir Milli Mutabakat Hükümeti’nden kasıtları; Seçimlerde iktidar olamayan CHP’yi iktidar ortağı yapmak. Şu 7 Haziran’da oynadıkları oyun var ya işte onun kripto hali.

Bazı alçaklar işi “Başkanlık için kan dökülüyor”a kadar getirdi. Ben bu alçakları “Kan dökmeden Başkanlık sistemini getiremezsiniz.” diyen büyük düşünür Kılıçdaroğlu’na havale ediyorum.

Bu arada bir şey dikkatinizi çekti mi bilemiyorum. CHP, HDP, PKK ve FETÖ hep aynı şeylere itiraz ediyorlar. Destekçileri de terör işbirlikçisi AP, Üç Maymun’un baş aktörü AB ve darbe tasarımcısı CIA/ABD! Ne tesadüf değil mi?

Madde 3’te de Halep dedik. Beşiktaş’taki PKK terör eylemi öncesinde Türkiye’de yükselen bir Halep farkındalığı vardı. Özellikle sosyal medya üzerinden Halep’de yaşanan insanlık dramı videolar ve resimler eşliğinde yüksek perdeden dünyaya haykırılıyordu.

Patlayan bombadan sonra 3-4 gün kimse ağzına Halep’i almadı, alamadı. Eğer biri Halep diyecek olsaydı, para konusundaki bahsi geçen koro “Kendi vatandaşlarımız İstanbul’un göbeğinde katlediliyor, siz kalkmış Araplar için, Halep için ağlıyorsunuz” diyeceklerdi. 3 gün, 4 gün unutuldu Halep! 3 gün 4 gün daha fazla çocuk, daha fazla kadın, daha fazla insan katledildi!

Son iki gündür ülkemizin gündeminin tam da tepesindeydi Halep! Yine bir alçak bomba patladı, yine unutuldu Halep’in mazlumları, yine unutulacak! Yine daha çok kadın, daha çok çocuk öldürecek zalimler! Bizi kendi derdimizle uğraşmaya mahkûm ettiler. Hiçbir kanal Halep demeye cesaret edemeyecek! Hiçbir siyasi irade Halep diyemeyecek!

Son maddemiz de Fırat Kalkanı Harekatı’ydı. Beşiktaş’taki PKK terör saldırısından tam bir gün önce haber sitelerinde en çok yapılan haberlerden biriydi Fırat Kalkanı Harekatı.

Rus haber sitesi olan Sputnik’in Türkçe yayın yapan internet sitesinde saat 19:12’de yayınlanan haberin başlığı aynen şöyleydi: “ÖSO ve Türk askeri El Bab'a girdi, şiddetli çatışmalar yaşanıyor” Türk askerinin desteğinde El Bab’ın alınması demek; sıranın Münbiç’e gelmesi demek. Kim var Münbiç’te; PKK’nın Suriye kolu olan YPG ve PYD.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan 23 Kasım 2016’da katıldığı Türkiye’nin Yeni Güvenlik Konsepti Konferansı’nda yaptığı konuşmada “Şu anda El Bab'a dayandık, El Bab'ı batıdan da ayrıca çevreledik, kuşattık. Yetmez, biz şimdi oradan da Münbiç'e doğru ayrıca gideceğiz. Niye Münbiç'e gideceğiz? Çok meraklı olduğumuz için değil. Münbiç'te PYD var, YPG var. Onlar da orayı terk etsin, doğuya gitsin. Bunu söyledik. 'Gidecekler' dediler, 'gitsin' dedik. Şu ana kadar bir miktar gittiğini söylüyorlar. Biz tamamen orayı PYD ve YPG'nin boşaltmasını istiyoruz”  diyordu. Eğer El Bab ele geçirilirse sıra YPG’ye yani PKK’ya geliyordu.

Bakın terör elebaşı Cemil Bayık ne diyordu : “Savaşın daha fazla kızışması istenmiyorsa, Türkiye, Suriye ve Rojava toprağından çıkılmalı” Dertleri tam da buydu.

Peki HDP’li vekil Ayhan Bilgen bugün attığı tweet’te ne diyordu : “ Her gün bir yenisini yaşadığımız saldırıyı kınıyoruz. Gerçekten geçmiş olması için ülkeyi yönetenler yanlış güvenlik politikasından vazgeçmeli.” (Bu vekil, sırf ikinci cümleyi yazabilmek için birinci cümleyi yazmak zorunda kalmış. Kınarken bile terör yerine saldırı demeyi uygun görmüş)

Dertleri, Türkiye’yi ülke sınırlarını korumak için girdiği Suriye topraklarından çıkarmak. Böylece Irak’ta DAEŞ ve ABD’nin desteğiyle dünyaya caka sattıkları çakma devrim Rojava’yı Suriye’de de sahneye koymak.

Yazımın başında da belirttiğim gibi; terörün amacını/hedefini anlamak için kime/kimlere fayda sağladığına, Kimin/kimlerin önünü kesmeyi hedeflediğine ve nelerin kapısını aralayıp, nelerin kapısını kapatmaya çalıştığına bakmamız gerekiyor.


Konu : Gündem-Terör

Lisans : Yazaron Lisansı

17 Aralık 2016
0 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
6 yorum

Duhan Onur 2 yıl önce

Nedenlerinden belki de en önemlisini gözardı etmişim. Onun için yorum bölümüne eklemeyi uygun buldum. PKK terör eylemlerinin en önemli hedeflerinden biri de ülkemizde Türk-Kürt savaşı çıkarmak. Maalesef bu oyuna gelen kardeşlerimiz oluyor.


Duhan Onur 2 yıl önce

Irak'ın kuzeyinde oluşturulan DAEŞ ve ABD destekli çakma devrim Rojava'nın rüzgarıyla 7 Haziran seçimlerinden sonra HDP'nin söylemini değiştirmesi ve terör örgütü PKK'nın yeniden eylemlere başlamasından sonra Doğu ve Güneydoğu'da hem HDP, hem de PKK tabanını kaybetti.


Duhan Onur 2 yıl önce

Özellikle HDP'nin desteğiyle terör örgütü PKK'nın Güneydoğu illerimizde başlattığı Çukur terörü sonrası halk arasında HDP ve PKK'ya karşı öfke giderek arttı. HDP'nin terörü destekleyen vekillerinin tutuklanmasında halkın tepkisiz kalması buna en güzel örnek.


Duhan Onur 2 yıl önce

Halkı PKK'dan ve dolayısıyla HDP'den uzaklaştıran nedenlerin başında da ordumuzun terör örgütü PKK'ya karşı inisiyatifi tamamen ele geçirmesi geliyor. Ordumuzun teröre karşı inisiyatifi ele geçirmesinin nedeni de 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin ardından ordumuzun içine sızmış FETÖ'cü hainlerin temizlenmiş olmasıydı.


Duhan Onur 2 yıl önce

İşte böyle bir ortamda terör örgütü PKK, milliyetçi hassasiyesi yüksek olan bir ilimizde böyle alçak bir terör eyleminde bulundu. Amacı, halkımızın milliyetçi duygularını kaşıyarak Kürt kardeşlerimize karşı psikolojik veya fiziksel baskının önünü açmak.


Duhan Onur 2 yıl önce

Lütfen terör örgütünün bu oyununa gelmeyelim. Vatanını, milletini, bayrağını seven Kürt kardeşlerimizi terör örgütü PKK'nın kucağına atmayalım. Ne demek istediğimi daha iyi anlamak isteyenler, 15 Temmuz gecesi Şırnak'taki Kürt kızının söylediklerini bir kez daha dinlesin : http://www.takvim.com.tr/webtv/video-haber/video/15-temmuz-ihanet-ve-dirilis-6