ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan
2 yıl önce

Hadi gel! Mahallemize geri dönelim...

Bizlere has birçok özelliğimizi kaybettiğimiz gibi mahalle kültürümüzü de kaybettik. Her olayda yanlış anladığımız Batılılaşma bizden mahalle ahlakını ve mahalle kültürünü de alıp götürdü.

Belki küçük köy ve kasabalarda bu değerli kültürümüz ayakta durmaya çabalıyor fakat şehirlerde bu değerimizden eser kalmadı.

Eğer toplumun ahlaki, ekonomik ve yardımlaşma seviyesi düşükse, o toplumdan her şeyi beklemeye hazır olmalıyız. Eğer bu saydıklarımı yükseltmek için ise, işe mahalleden başlamak zorundayız. Yani Mahalle’ye geri dönmek zorundayız! Çünkü mahalle kültüründe, ahlaksızlığa, hırsızlığa, ekonomik krize, sinir hastalıklarına, açlığa ve sefalete yer yok.

Çok eskilere gitmeye gerek yok, daha dün diyeceğimiz yakın geçmişimizde bizi biz ve bir yapan mahalle kültürümüz vardı.

Mahalle mescidi, mahalle bakkalı, mahalle çeşmesi, mahalle konukevi, mahalle imamı, mahalle kahvesi, mahalle berberi, mahalle arkadaşı ve en önemlisi mahalle ahlakı vardı. Bu mahalleler, birbirine saygılı, güler yüzlü insanlarla doluydu.

Alışveriş mahalle bakkalından yapılır, mahalle çeşmesinden su doldurulur, toplu olarak mahalle mescidinde namaz kılınırdı. Cuma namazları ise mahallelerin tam ortasında olurdu. Cumaya gelen farklı mahalle sakinleri de burada tanışırdı. Yani hepsinde sosyalleşme üst düzeydeydi. Bu yüzden derdi olan derdini içine atmaz, berberde, sohbet odalarında, cami çıkışlarında mahalle dostlarıyla dertleşilir, panik atak ve depresyon gibi ruh hastalıklarının uğramasına fırsat verilmezdi.

Mahalleye dışarıdan biri geldiği zaman “Allah misafiri”(sonra birileri bunu Tanrı misafiri diye değiştirdi) kabul edilir, mahalle konukevinde misafir edilir, konu komşu gelen misafire aş getirirdi. #Çok şükür doğduğum köyle hala dışarıdan gelecek bir misafir için Köy Odası adını verdiğimiz bir ev var ve gelen misafirler burada konaklar#

Mahallede herkes birbirini tanıdığı için yabancı biri hemen fark edilirdi. Dolayısıyla hırsızlık dahil olumsuz hiçbir şey vuku bulmazdı. Örneğin Yavuz Sultan Selim zamanında çıkan bir kanunnameye göre mahallede ortaya çıkan her türlü kanun dışı olaylardan mahalle halkı sorumluydu. Bu da otokontrolü sağlamakta, mahalle halkını daha dikkatli olmaya sevk ederdi.

Ecdadımız, her mahalle için bir Avarız Vakfı kurmuş, idaresini de yine mahalleli arasında oluşturulan yönetim kurulu yapmıştır. Vakfın gelir kaynağı mahalleliler tarafından verilen bağışlarla oluşturulmuştu. Ekonomik durumu iyi olmayanlara, evlenecek parası olmayanlara, hastalara, çalışamayacak kadar yaşlı olanlara vakıf aracılığıyla yardım edilirdi. Bunun yanında yol yapımı, imam maaşı gibi giderler de yine bu vakıflar aracılığıyla karşılanırdı. Dolayısıyla Osmanlı döneminde yabancı devletler ekonomik krizler yaşarken, Osmanlı bu krizin ne olduğunu bile bilmezdi.

Mahalle kültüründe komşusunun namusunu kendi namusu bilen insanlar vardı. Sokaktan geçen bir kadın gördükleri zaman başlarını öne eğen ve geçme hakkını kadına veren erkekler vardı. Ne hikmetse bu bile sonradan değişti ve yolda kadınlar geçiş üstünlüğünü erkeklere vermeye başladı.

Fitre ve zekatlar mahallenin fakirlerine verilir, onların refah seviyelerinin yükselmesi için çaba gösterilirdi. Her mahallede bu şekilde uygulandığı için komşusu açken tok yatan insanlar yoktu. Dolayısıyla açlıktan hırsızlık yapan insanlar da yoktu. Çünkü herkes toktu!

Şimdi bunların yerini kimsenin kimseyi tanımadığı AVM’ler, semt pazarları, lokaller, kafeler aldı. Mahalle çocuklarının yerini semt çocukları aldı. Aynı sokak içinde açla tok birbirine karıştı. Aynı apartmanda oturanlar birbirine selam vermez oldu. Ne mahalle ahlakı, ne de kültürü kaldı. Sonuç olarak da komşuculuk yok oldu.

Büyüklerimizden hep duyarız: “Nerede o eski Bayramlar”

Bayram aslında aynı Bayram, değişen sadece bizleriz.

Hadi gel! Mahallemize geri dönelim...


Konu : tarih-araştırma

Lisans : Yazaron Lisansı

07 Aralık 2016
0 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum