ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan
3 yıl önce

Selvi Öğretmen

Puslu bir geceydi..Ders zili çalmış, herkes sınıflara koşuşturuyordu.Sınıf başkanı Coşkun en son geldi sınıfa ve gözlerini sıraların üzerinde gezdirip yerine oturdu.Ziller zilleri, dersler dersleri kovaladı.Güneş yeryüzüne sıcak yüzünü iyiden iyiye göstermeye başlamıştı. Belli ki, çok sıcak biz yaz bekliyordu. Kış çok çetin geçmişti. Sıcak bir yaza kimse hayır demezdi.

Diğer sınıftan bazı öğrenciler ve sınıf başkanları okulda kurallara uygun olmayan işlere bulaşmıştı. Hedeflerinden biri de öğrencilerin ve velilerin çok sevdiği sınıf öğretmeni  Selvi’yi görevden uzaklaştırmaktı. Selvi öğretmen okula ivme kazandırmış, birçok konuda okul çetesinin tekerine taş koymuştu.  Böylece sevmedikleri okul müdürünü de zor durumda bırakacaklar, elini zayıflatacaklardı.

Coşkun’a da kendilerine katılmaları konusunda baskı yapıyorlar ama bir türlü tam olarak istediklerini yaptıramıyorlardı.

Şayet Coşkun onlarla bir hareket etmezse eylemlerinde başarılı olmaları zaman alacaktı.

Yeni hedef Coşkun’du. Ne yapıp edip onu sınıf başkanlığından uzaklaştırmaları gerekiyordu. Yerine de o yıl sınıfa başka bir okuldan nakledilen Bıdık’ı düşündüler. Bıdık okula yeni katıldığı için acemiydi, toydu. Onlar ne derse “Tamam abi, tamam abi” diyerek kabul ediyordu. Geldiği okulda da vukuatları vardı.

Beden Eğitimi dersinde içlerinden biri Coşkun’a, “Nirsen bir şey konuşacakmış, sınıfta seni bekliyor” dedi.

Coşkun, sınıfa doğru koştu. Hemen arkasından çete de gitti. Toplu halde müdürün odasına gidip “Beden Eğitimi dersinde herkes dışarıdayken Coşkun ile Nirsen’i sınıfta uygunsuz bir halde yakaladıklarını” söylediler. İşlem tamam, istedikleri olmuştu.

Bıdık yeni başkandı ve ne derlerse “Tamam abi” demeye devam ediyordu.

Artık sınıf başkanlığını ele geçirmişler, sırada Selvi öğretmen vardı. Tuzaklar onun için kurulacak, ne yapıp edip onu okuldan uzaklaştıracakları. Çünkü okul çetesinin okulda yapacağı daha çok şey vardı.

Selvi öğretmeni adım adım takip ediyorlar, elde ettikleri yalan yanlış bilgileri Bıdık’a veriyorlar, o da bunu diğer sınıf başkanları başta olmak üzere okulun tümüne yaymaya gayret ediyordu.

Bıdık’ı ve diğer çete üyelerini tanıyan okulun mülayim öğrencileri bir türlü bu yalan bilgilere inanmıyor aksine Selvi öğretmene sevgileri katlanarak artıyordu.

Bıdık’ın Selvi öğretmenden başka sevmediği biri daha vardı; Pörtlek!

Her konuşmasında Pörtlek’e olan kinini hiç saklamıyordu. Çünkü onu ve çetesini geldiği okuldan da tanıyordu.

Bir gün kendisinin başkan olmasında Pörtlek’in çok emeğinin(!) olduğunu öğrendi. Öğrendiği tek bu değildi. Tıpkı Bıdık ve okul çetesi gibi Pörtlek de Selvi öğretmenden nefret ediyor, çetesinin önünde en büyük engel olarak görüyordu.

Okul çetesi ve Pörtlek çıldırıyor, kötülüklerden kötülük seçip Bıdık’a getiriyor fakat Selvi öğretmene olan sevgiyi yok edemiyorlardı. Oysa her sınıfa çete üyesi öğrenciler yerleştirmişlerdi. Hatta diğer okullara yerleştirdikleri çete üyesi sınıf başkanları ve öğrencilerinin de sık sık desteğini alıyorlardı ama nafileydi.

Zaman zaman Bıdık’a kızıyorlar, onu gözden çıkarıyorlar ama onun kadar söz dinleyeni bulamadıkları için de değiştiremiyorlardı.

Okul Müdürü’nün tayini çıkmıştı. Tek korkuları herkes tarafından sevilen Selvi öğretmenin okul Müdürü olmasıydı.

Daha çok çalışmalı ve onlar için felaket sayılan bu değişimin önüne geçmeliydiler.

En büyük görevi Pörtlek’e verdiler. Çünkü epey tecrübeliydi. Her okulda, her sınıfta çetesinin üyeleri vardı.

Daha çok çalıştılar. Gece gündüz çalıştılar. Okulda türlü dedikodular yaydılar. Evli olan Selvi öğretmenin başka öğretmenlerle ilişkisi olduğu iftirasını bile attılar.

Ama başaramadılar..

Yeni Okul Müdürü Selvi öğretmendi.

Yıkıldılar..

Ama pes etmediler.

Kendilerine düşman olan farklı okul çeteleriyle işbirliği yaptılar.

Onlar ne yaptıysa Selvi öğretmene olan sevgi bir o kadar arttı.

Bıdık’tan da hayır yoktu.

Okulda isyan çıkarmaya karar verdiler. Bu onların son kozuydu. Diğer sınıflara yerleştirdikleri gizli çete üyelerini de yanlarına aldılar.

Okulun malı olan çetvelleri, pergelleri, tebeşirleri, silgileri okulun öğrencilerinin üzerine attılar.

Vurdular, kırdılar, yaktılar..

Niyetleri Selvi öğretmeni güçsüz düşürüp ya istifa etmesini ya da başka okula tayinini sağlamaktı.

Ama bunu da başaramadılar…

Selvi öğretmen tıpkı adı gibi dimdik ayaktaydı…

Seveni de hala çok fazlaydı.

Bu hikaye de nereden mi çıktı?Bıdık’ı alıp, Kılıçdaroğlu yapın. Diğerlerini de siz bulun.


Lisans : Yazaron Lisansı

15 Ekim 2016
1 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum