ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan
4 hafta önce

SIRADAKİ HEDEF KİM

Bu günkü yazımıza şöyle bir soruyla başlayalım; yıkıcı muhalefet, devlet yapısına yerleştirilen ve statükoyu koruyup ilerlemeyi engellemekten başka bir işe yaramayan kilometre taşları yani Demirel’in deyimiyle tay’lar, milli olmayan medya ve fetö benzeri yapılara rağmen eşine az rastlanır bir hızla ilerlemeye devam eden Türkiye’yi durdurabilmek için neler yapabilirler?

Birinci ve ikinci dünya savaşları sonrası yeniden yapılanan dünya düzeni içerisinde tüm yenik devletlere dayatılan bir sistem olan parlamenter sistem, ülkemize de uygulandı. Demokrasi, çağdaşlık, çoğulculuk ve insan hakları gibi janjanlı kelime ve sloganlarla da desteklenerek ülkenin yönetilemez bir duruma gelmesi sağlandı. Buda yetmez ve bakarsın bu prangadan kurtulurlar diyerek yukarıda bahsettiğimiz engeller de peşi sıra sisteme eklendi. Nitekim ilk engeli birkaç defa aşan ülke tek başına iktidara gelebilen hükumetler vesilesiyle ara ara sıçramalar yaptı. Ama sonuncusu Bolivya’da yaşanan ve sömürü nizamına taş koyan tüm ülkelerdeki gibi bu hükumetlerin akıbetleri de darbeyle alaşağı edilmek oldu. Kaldı ki devlet geleneği olan bir millet kendi iradesine bırakılamazdı.

2007 sonrası büyük bir hırsla, tüm güçleri ve içerideki tüm maşaları aracılığıyla diz çöktürmeye çalıştıkları ülke, sendelese de bir şekilde yoluna devam ediyor. Bununla da kalmayıp başka ülkelere de örnek olup etki alanını genişletiyor. Tüm bunlar 200 yıldır bir vampir gibi dünyanın kanını içen emperyallerin uykusunu kaçırmaya yetiyor. Bir kere şunu tespit edelim; bu emperyalistler ülke içerisindeki yıkıcı faaliyetlerinden vazgeçmeyeceklerdir ama asıl gayeleri Türkiye’yi yalnızlaştırarak dışarıdan kuşatmak olacaktır. Çünkü içeride zorlansalar da dışarıdan daha rahat sonuç alacaklar ve ülkeyi içine kapatıp sıkıştırmaları daha kolay olacak. Dış ticareti zayıflayan bir ülkenin ekonomisi de zayıflayacak ve halkın düşünceleri daha kolay manipüle edilebilecektir. Geçen sene ağustosunda yapılan ekonomik saldırı sonrası insanımızın birçoğunun bocalamayıp ve hükumetin yeterliliğini sorgulamaya başladığını hepimiz gördük

Yakın geçmişte gerçekleşen olaylara bakılırsa Türkiye ile yakın ilişki kuran ülkelerdeki darbe ve benzeri faaliyetler göze çarpacaktır. Ülkemize sıcak para girişinin önüne geçmek için Suudi Arabistan’da darbe yapıldı. Türkiye yanlısı tüm prensler toplanıp tüm varlıklarına el konuldu. Sevakin adasını ve ülke topraklarında Konya’nın yüzölçümü kadar bir bölümü bize tahsis eden Sudan’da darbe yapıldı. Somali ve Katar gibi ülkelerde de darbe ve benzeri şekilde hükumet değişikliğine gitmeyi denediler ama oralardaki üslerimiz ve askeri varlığımız şimdilik bunu gerçekleştirmelerine mâni oldu. Bir zamanlar Bakanlar kurulu toplantımızı yaptığımız ve Şamgen vizesiyle Avrupa ülkelerinin kendi aralarında yaptığı gibi sınırları ortadan kaldıracağımız Suriye’nin hali ortada ki bu yolla İran, Ürdün ve Suriye ile serbest dolaşıma geçilip ticaretimizi artıracaktık.

Demem o ki Azerbaycan, Pakistan Türk cumhuriyetleri vb. gibi bizimle yol yürüyen ülkeler hedefte olabilirler. CHP ve MHP’ de yaptıkları gibi bu ülkelerdeki yöneticiler takibe alınıp zaaflarından faydalanılarak kasetleri doldurulabilir. Deniz Baykal’ı en güçlü olduğu dönemde kasetle indirdiler. Bahçelinin en yakınındaki adamları bir günde alaşağı edip onu yalnızlaştırdılar. Sonrasında Akşener’i parlatıp Bahçelinin indirilmesi için yapılan oyunları hepimiz biliyoruz. Tabi bütün bunlar bir kuruntu da olabilir ama bizden söylemesi. Gereğini yapmak yetkililerin işi…

.


Konu : HEDEF ÜLKE TÜRKİYE

Lisans : Yazaron Lisansı

13 Kasım 2019
1 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum