ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan

Kültür, insanların geçmişten getirdiği değerlerdir. Bu değerlerin içinde yemeden içmeden tutta daha giyinmeye kadar her şey mevcuttur. Bütün insanların geçmişi olduğu için her toplumda da ayrı-ayrı kültür, itiyat , zevk ve tercih ve milli değerler vardır. Bunlar zaman geçtikçe zamanın gereklerine göre değişebilir, gelişebilir; fakat zaman içinde bu öz değerlerin yabancı hayranlığı karşısında temayülü gerçek manada sıkıntı yaratır.. Çünkü bu temayül bir kopuşu yaratabilir. Mesela Tanzimat’la beraber dışa acıktığınızda dönemin padişahı Sultan Mahmut Avrupa’dan pantolon getireceğini dile getirince Şeyhülislam efendi: “ Hünkârım, bugün Avrupa’dan pantolon gelirse yarın din gelir.” demiştir. Nitekim öyle olmuştur.

Asıl olması gereken bir başka milletin, kavmin, devletin standartlarına uydurmak cehdi değil , mevcut kültürel ve milli değerlerimizi zamanın şartlarına gire yeniden değerlenip uygulamaktır bence. Çünkü aksi takdirde yaşantımız tümüyle yabancı bir boyut alır, günümüze olduğu gibi. İşte bu kısmın en sağlam referansı şu hadistir: Kim bir kavme benzerse o da onlardandır. ( Ebu Davud, Libas, 4/4031 )

Bugün bizim yaşantımızdaki ; sevincimiz, üzüntümüz, bayramlarımız, oturup kalkmalarımız, giyinmemiş, konuşmamız – neredeyse bütünü- bozulmuş durumda. Bunları yaparken toplumdaki fenomenleri örnek almamız bunun en büyük müsebbibi. Tarihimiz veya dinimizde örnek alacağımız kimse kalmamış gibi hepimiz sosyal medyadaki acayip hareketlerle ünlenebilmiş bir kaç naçiz insan etrafında koşuyoruz.. İşte burada teknolojinin büyük payı var. Çünkü teknoloji sayesinde yaşamları, giyimleri, zevkleri çok farklı olan kişilerle beraber olabiliyoruz. Dünyanın her tarafından insanlarla etkileşim haline geçebiliyoruz ve onlardan etkilenebiliyoruz. Ama burada yaptığımız en büyük hata kişilerin kültür ve ahlaki yapılarından etkilenmemiz.

Sanki bizim muhteşem öz değerlerimiz yokmuş gibi onların kültürlerini uyguluyoruz hayatımıza sanki bizim dini ve milli değerlerimiz ve büyüklerimiz yokmuş gibi onları yüceltiyoruz, sanki bizim ahlaki değerlerimiz yokmuş gibi onların ahlakını daha doğrusu ahlaksızlığını ediniyoruz. Kısacası yabancılaşıyoruz, başkalaşıyoruz, asimile oluyoruz.. Önceden bir Türk erkeği veya Osmanlı evladı deyince insanın göğsünde duyduğu ağırlığa şimdi tahassürle bakıyoruz..

Oysa bizim tarihimiz dini ve milli büyüklerle dolu. Kimileri askeri anlamda, kimileri beynelmilel ilişkilerde, kimileri takvada kimileri ilimde mütehassis insanlar. Bizler yönümüzü bu insanlara dönmemiz gerekirken tamamen yabancı, bizden olmayan kişilere dönüyoruz ce bu geçmişten gelen güzide değerlerimize bağlı olan kişileri de anti-modern hatta geri kafali olarak etiketliyoruz. Oysa bilmiyoruz ki tarih, tekerrürden ibarettir.

Bizlerin mevcut kültürel değerlerimizi bırakıp da bizden olmayan değerlere, yaşantılara yönelmemiz, hatta o kişileri iptilâ derecesinde takip etmemiz kendi değerlerimize yaptığımız en büyük hakarettir.

Kültürümüzde olmayan bir şeyi hemen kapıveriyoruz, yani kültürleniyoruz..

Yabancılardan aldığımız her bir değer aslında bizim ahlaki yapımızı baltalıyor. Çünkü bizim asıl ahlâkımız kuran – sünnet ahlakidir. Bizler yapancı iptilası altında onların yaşamı, giyinişi, konuşması, yemesi, içmesi gibi hareket etme cehdi altında hayatımızda hiç bir ahlak farikası gösteremiyoruz ve o değerimizi her geçen gün daha da yitiriyoruz. Onun için ahlak eğitimi daha okuldan önce aile kurumunda verilmelidir ki , 10-15 yıllık eğitim öğretim hayatında ahlak merkez üssü olarak ele alınabilsin ve kişinin yaşantısı çürük bir temel üzerine inşa edilmiş bir binaya benzemesin. İşte ahlak öyle mükemmel bir değerdir ki daha çocuk yaşta verilmeye başlandığında o hayatın bütününe sirayet eder ve onu hem aile hem iş hem özel hayatında daha “istenilen bir kişi" yapar. İşte temayül de burada başlar. Yanı eğitim tam olarak verilmediğinde.

Günümüz ahlaki yapısı Hristiyan mandası altında ilerleyen bir yapıdır. Çünkü gerek teknoloji gerek moda yoluyla gerekse başka başka saiklerle onlardan ne görürsek alıyoruz. Amerika’ya, İngiltere’ her konuda kızıyoruz ama yaşarken onlar gibi yaşıyoruz, yani: Amerikalılaşıyoruz.


Konu : KÜLTÜR VE AHLAK TEMAYÜLÜ

Lisans : Yazaron Lisansı

13 Nisan 2019
1 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum