ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan

24 Ekim’de Riyad’da düzenlenen Gelecek Yatırımlar Girişimi toplantısında Suudi Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, ülkesini "ılımlı İslam” a döndürme sözü verdi. Aslına bakarsanız ılımlı İslam denen bu projenin özü din-siyaset, din-devlet, din-hukuk ayrımını öngördüğü, dinin modernize edilmesini savunan görüş. Tanıdık geldi mi? Evet bildiniz “laiklik”. Ilımlı İslam’ın baştan aşağı bir “laiklik-dinden ayırma” projesi olduğu çok bariz. İslam kelimesinin cümle içerisinde kullanıldığına aldanmayın. Amaç tasarlanan “laikliğe” geçiş sürecinde tepki çekmeme.

Bu açıklamanın ardından tıpkı “ayağa kalk” mesajını aldıktan sonra olduğu gibi senkronize bir şekilde bir dizi açıklama ve eylem yapan kesim yine aynı senkronizasyonla devam ediyor.

Selahaddin Demirtaş’ın haber güvercini Tuncay Özkan bizi yine şaşırtmayan açıklamalarla gündemde. PKK ‘nın siyasi temsilcisi Demirtaş’ı baş tacı yapmış hatta ve hatta sözde “adalet” yürüyüşünün herkesi kapsadığını dile getirirken “bu yürüyüş Demirtaş’ın barış çığlığıdır” mesajını vermekten imtina etmemiş bu şahıs şimdilerde Amerikalı abilerine göz kırpmakta. Neden böyle söyledim önce Özkan’ın açıklamasını hatırlayalım. Neydi bu açıklama;

"Türkiye’de siyaset, hukuk, bilim çöktü. Sağlık programlarında profesörler hurafeleri savunuyor. Cumhuriyet’in tüm kurumları alaşağı edildi. Büyük çınarın bazı dalları çürüse de yaşıyor. Geldiğimiz noktada Türkiye’de ve dünyada siyasal İslam bitmiştir. İktidar çökmüştür. Ancak enkazın tasfiyesi en az 3 yıl sürer. Parayı paylaşamayan AKP ve cemaat, siyasi bezikte yüzünden kendi kendini yok etti. "

Şimdi ne demişler; söyleyene değil söyletene bakmak gerek. Bunu kim neden söyletiyor?

Ilımlı İslam, siyasal İslam… Bu kavramlar aslına bakarsanız 11 Eylül hadisesinin ardından önce Afganistan’ı sonra da Irak’ı işgal kararı alan ABD yönetimine karşı İslam ülkelerinde yükselen muhalefeti hafifletmek ve direniş odaklarına dönük destek ve sempatiyi asgariye indirme maksadıyla tasarlandı. Tabi sadece bu açıdan bakmakta yeterli olmaz. Ayrıca BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) bu tasarımın esas nedeni denebilir. Yıllarca bu “ılımlı İslam” kavramına milyonlar akıtıldı. Dini görünümlü okullar açıldı. Aynı paralel zihniyete sahip olan dernek ve kurumlara bağış yağdırılıp, sempozyumlar paneller düzenlendi. Medyada da boş durmayıp yazılı ve görsel basında destekleyici yayınlar yapılması sağlandı.

Ama tüm bu emek ve harcamalar hedeflenen başarıyı sağlayamadı. ABD’nin yanlış siyaseti Müslümanların güvenini kazanamadığı gibi yerleştirilmek istenen “ılımlı İslam” fikrine kuşkuyla bakılmasına sebep oldu. Nitekim ülkemizde de FETÖ bu yatırımın sonucudur.

Sayın Özkan bu açıklamayı yaptı çünkü sıranın bize geldiğinin işaretini veriyor. Sabah akşam emperyalizme karşı olduğunu söyleyen bu güruh, ABD ye resmen bu ülkede artık işgal edilmesi gereken kıvama geldi mesajı verdi. Ne de olsa Özkan’a göre siyasal İslam yüzünden (!) ülkede siyaset, hukuk, bilim çökmüş vaziyette. Üstelik bu açıklamayı alkışlayan bir kitle de maalesef bu ülkede mevcut. Ve biz bütün bunlara rağmen ilerliyoruz.

Aslına bakarsanız sosyal medyada gördüğüm bir paragraf bu durumu çok güzel açıklıyor.

“Ülkemizde ek işi olmayan tek terörist tipi, dağdaki teröristtir. Diğerleri; milletvekili, gazeteci, aydın, sanatçı, yazar, akademisyen, oyuncu olarak çıkar hep karşımıza…

Selam Ve Saygıyla


Konu : ILIMLI İSLAM-SİYASAL İSLAM

Lisans : Yazaron Lisansı

27 Kasım 2017
2 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum