ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan

KARDEŞLİK VE BİRLEŞME Mİ ÖTEKİLEŞTİRİP DÜŞMANLIK ETMEK Mİ?

GERİ KALMIŞ ÜLKELERİN KADİM HASTALIĞI, ÖTEKİLEŞTİRME VE AYRIŞMA!

Hani şu terörist ve bölücülerin amaçlarını gizlemek için sımsıkı sarıldıkları sihirli sözcük ve kavramlar var ya; özgürlük, hürriyet, eşitlik, barış vb. gibi… Bu kavramları görünür kılıp hayata geçirmek, büyük ve güçlü bir devletin çatısı altında kardeşçe yaşamakla mı, yoksa ırk, mezhep, dil vb. sebeplerle ayrışıp küçük devletçiklere bölünmekle mi mümkün olur?

İsterseniz buna günümüz ve geçmişten örnekler vererek cevap arayalım. Mesela günümüzde dünyada borusu öten veya halklarının refah seviyesi daha üst düzeyde olan devletler hangileridir diye bakalım. Kim bu ülkeler; Birleşik devletler, birleşik krallık, Çin halk cumhuriyeti, Rusya federasyonu, Almanya vb.

Dikkat ettiyseniz bu devletler genellikle birleşik ya da federasyon şeklinde sınıflanmış.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ “USA”; 50 devletçiğin BİRLEŞMESİYLE oluşmuş büyük bir devlettir. Sizce bu 50 devlet çeşitli bahaneler öne sürüp birbiriyle savaşsalar ve nihayetinde ayrışsalar dünya da bugünkü manada söz sahibi olabilirler mi, ya da dünya bu küçük devletçiklerin borusunun öttüğü bir ortam olarak kalabilir mi?

BİRLEŞİK KRALLIK “İNGİLTERE”; İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın BİRLEŞMESİYLE oluşmuş ve Kanada, Avustralya, Yeni Zelenda gibi vilayet devletlerle güçlü bir konuma yükselmiştir. Bugün için gelişmiş ülkeler olarak kabul görüp kişi başına düşen gelir ve refah seviyesi bakımından oldukça ileridedir. Bu ülkeler birbirine düşüp ayrışsalar, enerjilerini birbirleriyle savaşarak tüketseler aynı refah seviyesini sağlayabilmeleri mümkün mü? Parçalanıp etnik kökenlerine göre devletçikler kursalar dünyada bugünkü manada caydırıcı bir güç olabilirler mi?

ÇİN HALK CUMHURİYETİ; Çin birçok klan ve hanedanın yaşadığı büyük bir ülke. Eğer bu klanlardan her biri biz özgürlük istiyoruz diyerek ayaklansa dünyada söz sahibi olmaya başlamış olan Çin’in bu devinimi devam ettirmesi mümkün olabilir mi?

Almanya’da Saksonlar’la Bavyeralılar savaşsa, İspanya’da 17 ayrı özerk bölge birbiriyle egemenlik için kapışsa bu ülkelerin bir ağırlığı kalır mı? …. Tüm bu ülkeler bize öcü gibi gösterilen imparatorluk geleneğinin çağdaş versiyonlarıyla yönetiliyorlar ve birliklerini muhafaza ettikleri müddetçe güçlü kalmaya devam edecekler.

Bir de geçmişten örnek verelim; mesela Anadolu Selçuklu devletinin yıkılmasında sonra birçok beyliğe bölünen Anadolu coğrafyasında o şekilde kalınsa ve o beylikler mütemadiyen birbirleriyle çekişselerdi muktedir bir yapı kurulabilir mi ya da otorite sağlanabilir miydi? Ancak bu parçalı yapı toparlanıp birliğin tesisi sağlandıktan sonra üç kıtada söz sahibi bir medeniyet inşa edilebildi. Demem o ki birliğin olduğu yerde güç ve gücün olduğu yerde de huzur ve refah vardır.

Son elli yılda yaşadıklarımız, bu gerçeği bilen ve bizi bizle durdurmayı planlayanların oyunlarının birbiri ardına perdelenmesinden ibarettir. Bu dönemde Devrim yapacağız diyen Sosyalist ve buna mukabil ülkeyi Komünistlere kaptırmayacağız diyen Ülkücü, Vurun yezit soylarına diyen Alevi ve buna karşı memleketi Kızıl başlardan kurtaracağız diyen Sünni veya laik-anti laik gibi ayrışma argümanlarına sarılan kim varsa bu oyunların gönüllü figüranlarıdırlar. Şimdilerde Türk-Kürt çatışması için uğraşanlar ve bu oyunlara kanıp kuru bir ırkçılıkla gaza gelenlerin yaptıkları da hiç kusura bakmasınlar ucuz bir figüranlık ve emperyalistlere uşaklıktan başka bir şey değildir.

Kürt devleti kuracağız diye gayretle çalışırken aslında bu ülkenin enerjisini boş yere tükettiklerini bilmeyenler, Türk’e Türk’ten başka dost yok diyerek tüm Müslüman coğrafyasına arkasını dönenler, Çağdaşlığı heykel yapmak, içki içmek ve çıplaklık sayıp kendilerindeki kültürel çıplaklığı Anadolu’nun muhafazakâr insanını aşağılayarak kapatmaya çalışanlar aslında birilerinin ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey yapmıyorlar. Binlerce yıl beraber yaşadığı insanları ötekileştirerek iyi bir iş yaptığını zannedenler zavallı birer köleden başka bir şey değiller. Yazık ki bunun farkında da değiller…

Devletin ifrazatlarından kurtulduğu ve yeniden diriliş emarelerinin görüldüğü şu günlerde toplum olarak bize düşen de hoşgörü ve kardeşliktir. Elbette hainlere tolerans değil ceza haktır ama hain olmayıp hainlerin oyunlarına gelen kardeşlerimize de uyanmaları için fırsat vermek gerekir. Gerçekler ve doğrular kırıp dökerek değil gönül alarak anlatılırsa kalplere yerleşir. Fikirler dikte edilirse inanıyor gibi yapan münafıklar ordusu oluşabilir. Bu ise inanmayan ama bunu açıkça söyleyenlerin durumundan daha kötüdür. Çünkü görünen için tedbir almak kolayken görünmeyen için zordur.

Uhuvvet dolu gönüller için her mevsim bahar

Çünkü bilirler, hâlık için sevene Allah yâr

Said Dayıoğlu


Konu : KARDEŞLİK VE BİRLEŞME Mİ ÖTEKİLEŞTİRİP DÜŞMANLIK ETMEK Mİ?

Lisans : Yazaron Lisansı

07 Şubat 2019
1 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum