ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan

EN SON ABDÜLHAMİD HAN A KARŞI BÖYLE BİRLEŞMİŞLERDİ

EN SON ABDÜLHAMİD HANI YIKMAK İÇİN BÖYLE BİRLEŞMİŞLERDİ

Hepsi benim olsun dersen sonunda biri çıkar ve kusura bakma der. ABD’nin son zamanlardaki politikaları bu yönde bir anlayışı benimsediğini gösteriyor.

Basra körfezi ve Hicaz yarımadası üzerindeki petrol ülkelerine deyim yerindeyse çökmesi ve daha da ötesi Suudi kraliyet ailesindeki prenslerin şahsi mal varlıkları ve paralarına kadar el uzatması, Libya’da ve Suriye’de başlatıp körüklediği ve sonunda merkez bankalarındaki altınlar da dahil tüm petrol ve doğal kaynaklarına el koyması, Brezilya ve Venezuela gibi Latin Amerika ülkelerinin petrol ve yeraltı zenginliklerine göz dikmesi, Doğu Akdeniz’de varlığı ispatlanmış doğal gaz ve petrol rezervlerini kimseyle bölüşemeyeceğine dair politikalar izlemesi ABD’nin kendi ayağına sıktığının delilleridir. Çünkü bu mahallenin ağası benim ve mahalledeki 10 liranın hepsi benim dersen ya başka bir kabadayı çıkar dur bakalım der ya da mahalleli birleşip sana kafa tutar. Öncesinde farklı mıydı diyebilirsiniz. Pek farklı sayılmazdı ama daha bir iki yıl öncesine kadar on liranın sekizi benim diyordu ve en azından ikisini diğerleri pay ediyordu. Ne zamanki borçlarını ödeyemeyecek duruma geldi bunun acısını başkalarından çıkarmaya kalktı.

Sanmayın ki Amerikan halkı çok büyük bir refah içinde. Hayır orada da %5’lik bir elit kesim ki bunların en büyükleri Yahudi para baronlarıdır, ülke sermayesinin %85’lik dilimini ellerinde bulunduruyor ve bir vampir gibi ülkenin kanını emiyor. Tıpkı 100 yıl boyunca bizde de uygulandığı gibi. Ama ne hikmetse ABD bunlara hesap sormak yerine üçüncü dünya savaşı çıkarma pahasına dünyanın tüm serveti benimdir diye efeleniyor ve buna ses çıkaranları derhal cezalandırıyor. Dur bakalım biz de varız demeye kalkan Fransa, sarı yelek eylemleriyle cezalandırıldı. Almanya, bazı terör eylemleri, Alman marka araç ve bankalarına kesilen astronomik cezalar ve kitlesel eylem söylentileriyle yola getirildi. İngiltere’de terör eylemleri yapıldı ve sömürgelerinde çıkarılacak isyan hareketlerine dair tehditlerle susturuldu. Rusya ekonomik yaptırımlara maruz kaldı vb.

Hani bir söz vardır; “zalim öleceğine yakın zulmünü artırır” ve yine “eceli gelen köpek cami duvarına…” diye. İşte şu anki durum tamda bu sözlerdeki gibi bir durum. ABD kamu kurumları ve harici gelir kaynaklarını para baronlarına kaptırmış durumda ve bu durumu daha fazla finanse etmesi mümkün değil. Ya tüm dünyayı susturup içine yerleşmiş asalakları beslemeye devam edecek ya da iflas edip parçalanacak. Kurum ve kuruluşlarına yerleşmiş asalakları temizleyemediği için zor olanı yani tüm dünyayı karşısına almayı tercih ediyor. Kazanması mümkün olmayan kazansa da devam ettirilmesi imkânsız bir yolu seçiyor. İllaki biri çıkıp dur bakalım diyecek. Burada bir not düşelim; yukarıda zikredilen Avrupalı devletler de sütten çıkmış ak kaşık değiller. Onların mazileri de Amerika gibi vahşet ve sömürüyle dolu. Çok cepheli bir savaş. Bir taraftan Venezuela ile uğraşırken diğer taraftan Türkiye ve Rusya ile mücadele ediyor. Avrupalı devletleri kontrol altında tutmaya çalışırken Çin’in hamlelerine cevap vermeye çalışıyor vb. Tüm bu mücadelelere nefesi yeter mi bilinmez ama biz kendi ülkemize bakarak bunun zor olduğunu söyleyebiliriz. Nasıl mı?

Türkiye artık o eski Türkiye değil. ABD’nin yaptığı tüm hamleler boşa düşüyor. Elbette bazı hasarlar bırakıyor ama bu, bir aşı misali o hastalıklara karşı direncimizin artmasını sağlıyor. Güncel olduğu için söylüyorum “Mavi Vatan” deniz tatbikatı bu direnç ve kararlılığın bir göstergesi. Tüm denizlerimizde aynı anda icra ediliyor. Yaklaşık 90 bin asker var bu tatbikatta. Bir bakıma gel bakalım gel de gör dercesine yapılan bir tatbikat. 100’ün üzerinde gemi ve denemeye alınan yeni geliştirdiğimiz silahlar, sus otur yerine dönemlerinin geçtiğini ve Akdeniz kaynaklarını kolay kolay bırakmayacağımızı gösteriyor. Yani ABD büyük bir çıkmazın içinde. Türkiye susturulmadan bölgeyi dizayn etmesi mümkün değil. Onun içindir ki ABD’nin gözü 31 Mart seçimlerinde.

Hasılı sayın Bahçeli ve Erdoğan’ın bu seçimler için beka meselesi demesi boşuna değil. ABD’nin oyun ve hamlelerini görüp ona göre gardını alan devlet aklının en az 2023’e kadar yereli ve geneliyle devletin başında kalması lazım. Tabi bu, diğer siyasilerin hain olmadıkları varsayımıyla söylenmiş bir söz. Gafil olmaları durumunda bile ABD’nin Türkiye’yi küçültülme planının gerçekleşmesi mukadderken hain olmaları durumunu düşünemiyorum.

Lakin şunu söylemeden geçemeyeceğim; şu anki siyasi gelenek ve ideolojik yapılarıyla birleşmeleri mümkün olmayan parti ve grupların böylesine uyum içinde hareket ederek birleşmiş olmaları bana Abdülhamid han dönemini hatırlatıyor. O zaman da Cennetmekan Sultana karşı birbiriyle bırakın bir araya gelmeyi, doğru dürüst konuşamayacak olan hizipler bile birleşmişlerdi.

Said Dayıoğlu


Konu : EN SON ABDÜLHAMİD HAN A KARŞI BÖYLE BİRLEŞMİŞLERDİ

Lisans : Yazaron Lisansı

04 Mart 2019
0 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum