ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan

DEPREM DEĞİL, TEDBİRSİZLİK ÖLDÜRÜR

Aşılmaz gerçeğimiz deprem, belki de alıştığımız gerçeğimiz deprem desek daha doğru bir ifade biçimi kullanmış oluruz.

Bilindigi üzere ülkemiz fay hatlarının yoğun olarak geçtiği deprem ülkelerinden birisidir. Yapılacak çalışmalara bu bilinçle bakmak gereği vardır.

99 Marmara depremi ve 2011 Van depremini; depremin merkezinde yaşayan biri olarak, birinin üzerinden yaklaşık 20 yıl, bir diğerinden 8 yıl geçmesine rağmen, bilinç konusunda sağlıklı adımlar eğitimler verilmekten ziyade, depremle yaşamaya alıştırılma yoluna gidildi.

Bu psikolojik olarak bir tercih şıkkı olarak işaretlenebilir. Lakin alışmak ölüm getirmez dersek; bu defa da her afette binlerce, 10 binlerce kişinin ölümüne, yüzbinlerce kişinin sağlığını yitirmesine, milyonlarca insanın evsiz kalmasına, sebep oluruz ki bu da büyük vebaldir. Bu vebal altına girmemek için, deprem anında can kayıplarını ve maddi hasarları en aza indirmek için, yaşam alanlarının yani konutların, depreme dayanıklı yapılması, hali hazırda yapılmış olanların, güçlenebilir düzeyde ise güçlendirilmesi, güçlü değilse yıkılıp dayanaklı şekilde yapılandırılması öncelikli olmalıdır.

Deprem anında yapılacak hareket eğitimleri, ilk şoku atlatma rehabilite eğitimleri, acil kurtarma ekipleri kurma ve eğitme, toplanma alanları, gibi birçok başlık altında toplayabileceğimiz bu maddeler, devletimiz tarafından ivedilikle yerine getirilmesi için çalışma yapılması, varsa da hızlandırılması gereği vardır.

Başta da belirttiğim üzere bir deprem ülkesinde yaşıyoruz. Gün geçmiyor ki irili ufaklı onlarca deprem yaşamamış olalım. Bunlar bazen 3. Ve altında olduğu için, derinliği ise 5.kmnin altında olunca çok fazla hissetmiyoruz. Ama 4 ila 5 şiddetinde olduğunda korkutucu olabiliyor. Hele 7. nın üzerine çıktığında, zaten korkunç tablolarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Bunu değiştirme şansımız yok, bu nedenle bu dezavantajı en aza indirmek gerekiyor, bu ise elimizdedir.

..

Mesela; 2011 Van depreminde ilk etapta sınıfta kalmamiza rağmen daha sonra yapılan 15 bin konut depreme dayanıklı planda projede yapıldığı için insanımız huzur içinde yasamaktaysa da geriye kalan hasarlı ya da güçsüz yapıların da bir an önce dönüştürülmesi gerekmektedir.

İnsan eğitimi ise maalesef bir arpa boyu ilerlememiştir. Bina yaptık kurtulduk zihniyeti hakim kılınmıştır. Depremleri en az zararla atlatabilmek icin, bu zihniyeti aşmamız gerekir.

..

1999 Marmara depreminde on binlerce insanımızı kaybetmemize rağmen depremin yaşandığı bölgelere konut yapmaktan başka elle tutulur çalışma yapılmadığı gözle görülüyor maalesef. Yapılan hatalar tekrar ediliyor.

Kentsel dönüşüm insan odaklı olmaktan ziyade, rantsal odaklı yürütüldüğü için ilerleme sağlanamamaktadır. Deprem sonrasında toplanma merkezleri diye tesbit edilen yerler AVM lere dönüştürülmüş olup, Allah göstermesin İstanbul'da 7 üzeri bir depremde on binlerce binanın yıkılacağı, onbinlerce insanın öleceği, bu işi bilen deprem uzmanları tarafından dillendirildiği halde, buna yönetim kademesindekiler tarafından yeterince kulak kesilmediği, yapılan çalışmaların alt seviyelerde kalmasından anlaşılmaktadır.

Umarım bilim adamlarının çıkardığı deprem haritaları ve korunma tedbirleri harfiyen uygulanıp deprem gelmeden önlem alınıp, olası bir depremde zararlar en aza indirilmiş olur.

Not:Bu sabah Denizli'nin Acıpayam ilçesinde meydana gelen 5,5 şiddetindeki depremden dolayı, deprem mağduru vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Tedbiri alıp tevekkülü Allah'a bırakalım. Allah büyük felaketlerden muhafaza buyursun.

Yavuz Yıldızbaş

20.03.2019

İstanbul


Konu : DEPREM DEĞİL, TEDBİRSİZLİK ÖLDÜRÜR

Lisans : Yazaron Lisansı

20 Mart 2019
4 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum