ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan
2 hafta önce

.. DEİZM…

Son dönemlerde meşhur bir lakırtı var “bize Kuran yeter, Hadis ve Sünnete ihtiyacımız yok” diye devam eden. Bu söylem, Müslümanı yalnızlaştırıp yozlaştırmak için üretilen oyunların yeni olmasa da güncellenip yeniden sahaya sürülmüş son sürümlerinden biridir. Nabza göre şerbet vermesini bilen sömürü baronları karanlık hedeflerini süslü lafların ardına gizlemeyi çok iyi becermektedirler. Demokrasi, insan hakları, özgürlük, hürriyet gibi janjanlı laf ve sloganlarla gelip parçaladıkları İslam medeniyetini, Deizm ile dinsizleştirmek istiyorlar. Böylece olası bir uyanışın önüne geçip kendileri için çalışan gönüllü köleler yetiştirecekler…

Deizm safsatasının ülkemizde aldığı mesafeyle alakalı başımdan geçen bir olayı nakletmek istiyorum. Yapımı devam etmekte olan inşaat çalışmamız sırasında şantiyemizin yakınındaki İmam hatip lisesinin müdürü bizi ziyaret etmiş ve çayımızı içmişti. Okuldaki bazı eksiklikler için bizden yardım istiyordu. Bunları yerinde görüp yapabileceklerimizi değerlendirmek için biz de onu ziyaret edip biraz sohbet etmek istedik. Odasında başka öğretmenlerde vardı ve benim girişimle kestikleri sohbetlerine kaldıkları yerden devam etmeye başladılar. Bir süre onları dinledim. Birinin hararetle savunduğu şey, artık hadislerin hükmünün kalmadığıydı. Aynı hocanın, 1400 sene evvel çöl şartlarında cereyan eden olaylar ve bu olaylara bağlı olarak söylenmiş hadislerin günümüze bir faydası olmayacağı yönünde iddiası vardı. Hatta diyordu ki Kütüb-i Sitte dahil’de tüm hadis kitaplarının uydurma hadislerle dolu olma ihtimali var. Bu sebeple genç dimağlar hadis ve sünnetle uğraşmadan doğrudan doğruya Kuran okuyarak dinini öğrenmeli…

Bir çay içip kalkmak için geldiğim mekânda bir anda kendimi sohbetin ortasında buluverdim. Kalkıp gidemezdim zira bu, memleketin dibini oymak anlamına gelen bir akımdı ve bunu din eğitimi veren bir okuldaki hocalar söylemekteydi. -Dedim size bir soru sorabilir miyim? -Tabi, buyurun sorun dedi. Odadakilerin meraklı bakışları bir anda bana yönelmişti

- Dedim madem kitap okumak ilim tahsili için yeterli o zaman size ne ihtiyaç var. Bırakın kitapları öğrencilerin önüne okuyup âlim olsunlar

- Ama o başka bu başka dedi. Burada farklı branşlarda eğitimler veriliyor ve bunun altyapısını oluşturmadan insanları bu konuda bir başına bırakamazsınız.

- Yani, alt yapı ve yeterli donanım lazım diyorsunuz değil mi dedim

- Evet diye cevap verdi.

Sonrasında orada cereyan eden konuşma ve anlattıklarımın özeti şöyleydi; Günlük hayatta dört yüz kelimeye indirgenmiş bir dille 600 bin kelimelik Arap lisanını anlamaya çalışmak abesle iştigaldir. Bu dağarcık ve kelime sayısıyla değil anlamlandırmak meal bile çıkaramazsınız. 2 GB hafızalı bir telefona 15 GB dosya yüklemeye çalışan adamın haline düşersiniz.

Bir diğer konu da şu ki siz 11 kişilik bir takıma bile bir teknik direktör tutup kucak dolusu para verirken milyarlarca insanı başıboş bırakalım diyorsunuz. Bu, saflık değilse art niyetliliktir. Siz hiç kitap okuyarak yüzme öğrenen gördünüz mü?...

Bu anlatı ve sorulardan sonra o hoca ve müdür dâhil tüm dinleyenler, bizi düşürmek istedikleri durum ne kadar tehlikeli diyerek fert fert herkesin uyanık olması gerektiğini söylediler. Bu, münferit bir olay ve dilimizin döndüğünce müdahil olduk ama televizyon ve çeşitli medya organlarında afişe edilen fikirlerin altında bu sinsi plan var. Özellikle de Müslüman görünümlü papazlar eliyle ülkenin dibi oyuluyor. Taslaman, Okuyan, Ebu Hanzala ve İslamoğlu gibi zevatlar eliyle bu zehir pompalanıyor. Lakin kimse sormuyor, bize Kuran yeter diyen bu soytarılar neden tefsir de dâhil olmak üzere yüzlerce kitap yazıyor.

Sözün özü şu ki hasbelkader insan olmuş bir yığın soytarı, insan olarak kalmakta zorlanıyor. İnsani öz üzerindeyken yapamayacaklarını yapmak için üzerindeki yüce değerlerden kurtulmak istiyor. O yüzden de yüce olan değerleri reddediyor. “Deizm” denen şey böyle bir şey olsa gerek!

Not: Nasıl bir okul öğretmensiz olmazsa din okulu da peygamber ve onun sünneti olmadan olmaz olamaz.

Said Dayıoğlu


Konu : DEİZM

Lisans : Yazaron Lisansı

02 Aralık 2018
0 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum