ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan

AMA HANGİ İNSANLARIN HAKLARI?

AMA HANGİ İNSANLARIN HAKLARI? Günümüzde en çok değer veriliyormuş gibi görünen her platformda dillendirilen fakat bir o kadar da dünyanın uzak kaldığı, içi boş, silik bir konu var ki o da insan haklarıdır.. Sırf insan olmaları hasebiyle doğumundan ölüme kadar insanların belli başlı hak ve hürrüyeleri vardır: Yasaşm hakkı, işkence ve kötü muameleye karşı insanın korunması, kişi özgürlüğü ve güvenliği, ayrımcılık yasağı, çocuk hakları, kadın hakları vs. Bu haklar mutlaktır, vazgeçilmezdir, süreklidir. Bunların en temelinde tabii ki insan onuru vardır. İnsan onuru bütün para, güç ve insanın aklına gelebilecek her şeyden ayrı ve önemli konumdadır ve öyle olmak zorundadır. Ama uygulamaya baktığımızda bu pek te mümkün olmamakta.. Çünkü kimilerine göre insan para/sermaye veya güce ulaşmak için bir araç, kimilerine göre ise onlara ulaşmak için önlerinde buldukları bir engel. Bugün israilin arz-ı mevutta tek hakimiyetin kendilerinde olduğu iddiasıyla müslümanları bölgeden uzaklaştırması, İngilterenin 1. Dünya savaşında arap yarımadasını zapdetmek istemesi, İtalyanın dünya ülkelerinden geri kalmışlık duygusuyla aynı tarihlerde Libya’ya girmesi, Abd’nin dünyanın öbür ucundaki Japonyayı atom bombasıyla vurarak 129 bin kişinin ölümüne sebep olması ve dahası.. Bütün bu olayların ve dahasının günümüz ve tarihimizdeki insan haklarıyla nasıl bir ilişkişi vardır? Konuyu daha da özelleştirirsek 1.Dünya Savaşında 20 milyon insan öldü ve savaşları önlemek için Milletler Cemiyeti kuruldu. Ardından 2.Dünya savaşı çıktı ve 70 milyon insan öldü ve Birleşmiş Milletler kuruldu. Evrensel nitelikte bütün insanları ilgilendiren İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi atıldı ortaya. Peki barış sağlandı mı? BBC raporuna göre 2011 Mart ayında başlayan Suriye Savaşında ölen kişi sayısı 353 bin 900, kaybolan ve öldüğü sanılan insan sayısı 56 bin 900, öldüğü belgelenemeyen insan sayısı 100 bin, Türkiye’ye gelen insan sayısı 3 milyon 644 bin. Şimdi geçmişte ve günümüzde yaşanan bu bilançolar karşısında insan şunu soruyor kendine: Acaba bunca uluslararası mekanizma insan ölümlerinin önüne mi geçemedi yoksa geçmek mi istemedi? Sadece kendi çıkarları için ortaya atılan bir laf mıydı? Yukarıda bahsettiğimiz gibi bölgeye hakim olmak için önlerinde gördükleri bir engel mi? İşte ne olursa olsun insan hakları kavramı hep bir ütopya olarak, içi boş, soyut bir kavram olarak kaldı ve onun için yazının başlığı ‘Ama Hangi İnsanların Hakları?’ oldu. Para ve sermaye için insan hakları…   Günümüzde insan haklarından bahsedenlerin aynı zamanda emperyal devletler olduğu, savaş başlatıp savaş bitirdiği ve bu savaşlarda nice katliamların altına imza attıkları bunların ‘liberal insan hakları’ndan ziyade ‘emperyal insan hakları’na hizmet ettikleri su götürmez bir gerçektir. İşte, maalesef kapitalizmle beraber sırf çıkar için insan haklarının engellenmesi, insanların sürgün edilmesi, İşkence ve kötü muameleye maruz bırakılmaları bu konunun en özel ve ayrıntı dinamiğidir. Bu konunun demokrasi ile alakasına da değinmekte yarar görüyorum. Kimi tartışmalarda demokrasi ile insan haklarının beraber daha anlamlı olduğu ve bu sistemle hakların korunduğu söylenir. Bu kurama kısmen katılmıyorum çünkü demokratik ülkelerde insanlar kendilerini savunabiliyor ve bu savunma sınırsız yetkileri olan bir sultana karşı savunmadan daha kolay olabiliyor. Ama 600 yıllık mutlak monarşiyle yönetilen bir Osmanlı Devletinde şimdiki demokratik ülkelerde yapılan kıyımların hiçbirisi yapılmadı. Onlar için cinsi, mezhebi, dini ne olursa olsun insan önemliydi, insan onuru önemliydi. Onları huzur içinde yaşatmak onların birincil hedefiydi. Onlar Hz. Mevlana’nın hümanizmi üzerine kurdular devletlerini. Zaten onların emperyal bir hedefleri de olmadı. Bu konuda örnek vereceğimiz muazzam bir yer varki o da bu konunun anlaşılması için bence yeterlidir. 1. Abdulhamid, Rusların Özi kalesini alması ve 30 bin çocuklu, yaşlılı kişileri öldürmesi haberi kendisine ulaşınca kederinden felç geçirip kısa zaman içinde de ölmüştür. Ruhu şad olsun. Tarihimiz bir kez daha kendisini referans gösterdiğimiz bir konuda gene bizi mahçup etmemiştir. Bütün bu yazılanları toparlarsak insan hakları sermaye ve güce tapanların emperyal hedeflerini gerçekleştirmek için ortaya attıkları bir şeydir. Anca kendi gibi düşünen insanlara uygulanmaktadır. İğneyi başkasına batırdık, çuvaldızı da kendimize batırmamız gerekirse İslam Halifesi Hz. Ömer’in şu güzel bir sözü çıkıyor karşımıza: ‘Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa koyunu, gelirde adli ilahi sorar Ömer’den onu.’ Koskoca islam halifesi hakimiyet alanının bir köşesinde bir koyunun kurt tarafından parçalanmasını dahi kendisine dert edinmiş ve bu sözüyle günümüz dünyasında yaşanan onca insan yaşamı ve onuru ihlallerine karşı üç maymunu oynamamız karşısında bize sağlam bir silleyi yapıştırmıştır.


Konu : AMA HANGİ İNSANLARIN HAKLARI?

Lisans : Yazaron Lisansı

18 Mart 2019
4 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum