ÜYE OL
yazar sitesi

Yazaron' a Katıl

Senin de Yazıların Yayınlansın

Facebook ile Bağlan
Gmail ile Bağlan
2 hafta önce

..ALTERNATİFSİZLİK ŞANS OLMANIN YANINDA AYNI ZAMANDA BİR HANDİKAPTIR

Ak Parti, 2002 sonrası ülke siyasetine damga vurmuş olan bir siyasi oluşum. Bunu, yaptığı reformlar ve Milliyetçi Hareket Partisinin de desteğiyle yönetim şeklini değiştirmek için attığı adımlarla da taçlandırdı. Zira yarım asırlık yönetim biçimimiz olan parlamenter demokrasi, ikinci dünya savaşı sonrası yenik devletler başta olmak üzere tüm sömürü devletçiklere dayatılan bir sistemdi. Bu sistemdeki en büyük sıkıntı, güçlü lider olmadığında bir danaya 7 kişinin girmesi gibi farklı parti ve pek tabi birçok farklı görüşün meclise doluşmasıydı. Eee ne olacak ne var bunda, farklılıklarımız zenginliklerimiz değil midir diyebilirsiniz ama işin aslı o değil. Yönetim eksisiyle artısıyla bir elden yürütüldüğünde kuvvetlidir ve ancak o şekilde sağlıklı işleyebilir. Aksi halde herkes bir tarafa asılır ve bu, güçsüz ve ömrü kısa hükumetler silsilesiyle oyalanma anlamına gelir. Osmanlı meşruti yönetimleri de dahil son bir asırlık tarihimizde bunun sıkıntısını çok yaşadık. Sık sık yüzleşmek zorunda kaldığımız koalisyon yönetimleri, yönetimden ziyade yönetimsizlik oluğu için ülke bir adım yol alamadı hatta yerinde saymak şöyle dursun geri geri gitti. Siyasilerin güçsüz olup birbiriyle çekiştiği bir sistemde iş, bürokratların insafına kalıyordu. Bu da sık sık darbe getiriyordu… Şimdi bir nebze bu aşıldı ama halihazırdaki sistemin de eksiklikleri yok diyemeyiz. Mesela başkanlığı kazanan lider veya ittifak mecliste da çoğunluğu sağlayamazsa işler koalisyon dönemleri kadar olmasa bile sarpa sarabilir. Nasıl mı? örneğin bakanlıkların yürütmede yaşadığı sorunlar için ihtiyaç duyacağı kanunlar, muhalif oylar sebebiyle meclisten geçmeyebilir ve hükumetin eli kolu bağlanabilir vb. …

Her neyse gelelim attığımız başlığın sebebine ve bunun altını doldurmaya. İsterseniz konuya şöyle bir sözle girizgâh yapalım;

Kemale ermenin koşulu doğruyu ararken yapılan hatalardır

Ve bir nimeti kıymettar yapan, o nimetin zıddıyla imtihandır.

Said Dayıoğlu

Ülkemizde demokrasi adına aşamadığımız en önemli sorunlardan biri ve belki de en önemli olanı muhalefet sorunudur. Nasıl mı? Tüm demokratik sistemler için muhalefet, iktidarların çalışma garantisiyken bizdeki iktidarlar tam tersi bir durumla yani iş yapabilmek için muhalefet ve onun sırtını dayadığı bürokratik oligarşiyle uğraşmak zorunda kalıyor. Bürokrasideki hantal ve ideolojik yapılar tasfiye olmaya başladı ama maalesef siyaset için bunu söylemek mümkün değil. Siyasi muhalefetimizin içler acısı durumu sebebiyle Bugünkü iktidar alternatifsizlik gibi bir durumla karşı karşıya. Bu durum Ak Parti için hem şans hem de talihsiz bir durum. Şans çünkü seçeneği olmayan halk yanlışları olsa da mecburen Ak Partiyi desteklemek zorunda kalıyor. Talihsizlik çünkü bu durum güç zehirlenmesine sebep olabilir. Nasıl olsa bana mecburlar diyerek hatalarını düzeltip kendini güncelleme ihtiyacı duymayabilir. Kendini güncelleyemeyen her siyasi aktör de tarihin çöplüğünde yerini almak zorundadır. Tıpkı Özal sonrası ANAP ve Demirel sonrası DYP gibi…

Aynı durum seçmeninin ideolojik taassup nedeniyle desteklemek zorunda hissettiği muhalefet için de geçerlidir. Bugünün CHP’si Atatürkçü çizgiden çıkmış ve merkezi çoktan farklı gruplar tarafından işgal edilmiş bir partidir. Şu an yapılan merkezden sonra mahalli idarelere de PKK. ve ona benzer terör grubu üye ve sempatizanların doldurulmasıdır. Eğer seçmen körü körüne desteğini devam ettirirse CHP’nin sonu da DSP gibi tarihe karışmaktır…

Said Dayıoğlu


Konu : ALTERNATİFSİZLİK BAHT MIDIR YOKSA BAHTSIZLIK MI?

Lisans : Yazaron Lisansı

01 Şubat 2019
0 0
Yorum yapmak için üye girişi yapın

Üye Ol Giriş Yap
0 yorum